Balat: Renk ve olay cümbüşü

10 bin adımda Balat

Saat 9.30. Cumartesi sabahı için daha erken. Sokaklar bu nedenle sakin. Ama esnafta bir hareketlilik var. Daha ötesi, telaşlılar. Çünkü birkaç saat sonra 2017 verilerine göre nüfusu 13 bin olan mahalle epeyi kalabalıklaşacak. Ufak bir artış değil: Normal nüfusunun 10 belki 20 katı insan bugün bu sokaklarda gezecek. Tek cümleyle özetleyeyim: “Buralar karışacak, vaziyet alın.” Evet, Balat’tayız.

Perde yeniden açıldı
Nerede olduğumuzu bir de İlber Ortaylı anlatsın. İstanbul’dan Sayfalar kitabında (Hil Yayınları, 1986) şöyle anlatıyor Fener ve Balat’ı: “İstanbul denen dünya başkentinin siyasal tarihini, mimarisinin gelişimini, folklorunu, dillerini onun hiçbir semti bünyesinde Fener kadar yoğun bir renk ve olay cümbüşüyle barındıramaz. Haliç kıyısındaki bu dar semt, 1500 yıllık görkemli tarihin sıkıştığı bir dünya tiyatrosudur. Şimdi perde kapanmış, o renk cümbüşü toz tabakasının altında kalmış gibi, ama perdeyi yeniden açmak pekala mümkün.”

Ve perde yeniden açıldı işte. “Eski İstanbul’u elimde fotoğraf makinesiyle dolaşsaydım ve bu fotoğrafları Instagram’a koyabilseydim nasıl olurdu?” sorusuna her hafta sonu binlerce insan tarafından bu sokaklarda cevap aranıyor. Cevapların tatminkâr olduğu açık.

Fener, Balat, Cibali, son yıllarda Moda ve Karaköy’ü aratmayacak hızda açılan kafe-restoran- tatlıcıya ev sahipliği yapıyor. Müşterilerin mutsuz ayrıldığı yer sayısı oldukça az. O yüzden bir yer bulup, daha fazla kalabalıklaşmadan oturmalıyız.

Forno sabah 10’da açılıyor ve açıldığı dakika itibariyle en kalabalık mekan. Son masayı kapıyoruz. Taşfırını hasebiyle pide ve lahmacunda kendini ispat eden dükkân kahvaltıda da mahir olduğunu gösteriyor. Açık büfe kahvaltı, iki kişi 80 TL. Erken davranmak şart. (Kireçhane Sokak, No: 13. Pazartesi günleri kapalı)

“Her evin fiyatı var sahibinin aklında, o fiyatın arttığını bilmek, artacağı hayalini kurmak sanıyorum en az 20 senelik bir Balat klasiğidir. Balatlılar mahallenin şenlenmesinden, evlerinin değeri artacağı için mutluluk duyuyor.”

Cem Erciyes, Gazeteci

“Gitme, çayı yeni demledim”
Kahvaltıdaki kaloriyi kısmen yakmak için Balat yokuşları elverişli bir parkur. Varış noktası, siz daha Balat’a gelmeden çok uzaklardan göz kırpmıştı zaten: Görkemli kırmızı bina yani Fener Rum Lisesi. Merdivenli sokaklarda tepeye doğru tırmanırken, mahallenin asıl sahiplerini ve misafirler nedeniyle mahallenin dönüşümünü görün: Instagram için fon olan renkli basamaklar, duvarlarda yazılar, Yeşilçam’dan görüntüler, özlü sözler…

İşte duvar yazılarından bir demet: “Sevgili dost ellerin yok bu semtte, ama bu semt daha çok eskiyecek ellerin geldiğinde”, “Aslında gözlerim kahverengi, güneşe bakınca ela, düşmana bakınca bela, sana bakınca fena oluyorum lan!”, “Hikâyemiz güzel de prensesler dandik”, “Gittin! Bu gidiş bence ölümden de beterdir şarkısını bile bile gittin”, “Gitme, çayı yeni demledim”, “60 kg. yoksun, senden çektiğim 1 ton.”

Neyse yürüyelim biz. 15. yüzyıla dayanan Çıfıt Çarşısı’nı gezerken mahallede çekilen dizilerin etkisini de göreceksiniz. Buralara son dönemin fenomen dizisi Çukur için yolunu düşürenler mevcut. Bilmeyenler için bu diziyi twitter’da ‘meerkantoprozac’ isimli kullanıcının attığı tweet ile tanıtayım. “Çukur dizisi: Sakallı adamlar bağrışıyor… Türkçe rap… Sakallı adamlar silahlı çatışmaya giriyor… Ceylan Ertem… Kadın oyuncular iki laflıyor… Sazlı bir şeyler çalıyor… Sakallı adamlar hırsla yumruklarını sıkıyor… Bölüm sonu.”

Çukur yüzüğü de Çukur oyuncularının karakalem portreleri de hediyelik eşyalar arasında.

İtişsiz kakışsız satış
Kahve molası verebiliriz artık. Üst katında yaşayan, alt katını kafe yapan yerlere son örneklerden birisi Gibi. Zevkli dekorasyonu, dükkan önüne koyduğu rahat koltuklarıyla gelen geçeni izlerken ufak atıştırmalıklarla vakit geçirilebilecek bir yer. Sokağa hâkim konumu, güneş tepedeyken aylaklık için birebir. (Gibi, Vodina Caddesi, No: 24).

Balat, Gibi Cafe

Yeşilçam dekorlu kahvelerin arasından geçerken hediyelik eşya almak istersiniz belki. Uygun fiyatlı cam biblolar Yıldırım Caddesi, No: 18’de. Dükkân girişindeki uyarı buyrun diyor: “Bu dükkânda satışlar, itişsiz kakışsız yapılmaktadır.”

Balat’ın bu kalabalık hâliyle ilgili peki burada yaşayanlar neler diyor. Birkaç yıldır Balat’a taşınan gazeteci Cem Erciyes, mahallenin değişen havasını gözlemleyenlerden. Diyor ki, “Ben hafta sonları ortalığı kaplayan tatlı kalabalığı büyük bir zevkle ve neşeyle karşılıyorum, ama tabii ki aralarına fazla karışmıyorum. Çünkü neticede buraya eskicileri ve kafelerinden çok eski evlerini ve tenhalığını sevdiğimiz için taşındık. Yine de pek gitmesem bile gerektiğinde oturup bir kahve içip bir şeyler atıştıracak kafelerin sayısının artması insana güzel geliyor . Balatlıların özellikle erkeklerin gece kahveye gitmek yerine yeni türeyen müzayedelere takıldıklarını, orada vakit geçirdiklerini biliyorum ki, bu da işte o kalabalığın hayata bir katkısı…”

Müzayedeler muhtelif. Yanınızda eşyanızı getirerek de katılabiliyorsunuz, oturup hiçbir şey almadan, sadece izleyerek de. Esnaf da memnun katılanlar da.

Bütün gün mahalleyi gezip, yenilenen Sveti Stefan Bulgar Kilisesi’ni, Fener Rum Patrikhanesi’ni, Fener Rum Okulu’nu, Maria Muhliotissa Kilisesi’ni, Çıfıt Çarşısı’nı gezip yoruldunuz. Günü bitirme vaktidir artık. Seçenek bol. Balat Sahil Restoran’ın terasında Haliç’e karşı mükellef bir sofra bunlardan biri (Mürselpaşa Caddesi, No: 245). Gitmeden rezervasyon şart.

Burada her şey satılıktır
Evet perde açıldı ve bu mahalle tekrardan revaçta. Peki bu değişime ne diyorlar. Mahalleli memnunmuş. Erciyes anlatıyor: “Balatlılar bu ilgiden ziyadesiyle memnun. Çünkü Balat’ta aslında her şey satılıktır. Yani her evin bir fiyatı vardır sahibinin aklında, o fiyatın arttığını bilmek, artacağı hayalini kurmak sanıyorum en az 20 senelik bir Balat klasiğidir. Balatlılar mahallenin şenlenmesinden, evlerinin değeri artacağı için mutluluk duyuyor. Her şeyin fotoğrafını çeken kent içi turistlerden de gayet memnun olduklarını düşünüyorum. Hiç tepki gösteren görmedim. Beğenilmek, merak edilmek de insanların ruhunu okşuyor tabii ki. Hangi dizi nerede çekildi, sorun size herkes yardımcı olur mesela. Ama hır gür diyorsanız, bir tek dizi setleriyle oluyor. Aniden bütün bir mahalleyi işgal eden yolları kapatan, evlerin önünü dolduran dizi setleriyle mahallenin delikanlılarından teyzelerine kimsenin arasının bal kaymak olmadığını biliyorum.”

İmparatorluk mimarından satılık

Balat’ı terk ederken Eminönü istikametinde sağda kubbeli ama harabe halinde bir yapı göreceksiniz. Altında çerçeveci ve bir kısım atölye var. Burası, dünya tarihinin en önemli mimarlarından birisi Mimar Sinan’ın yaptığı Ayakapı Hamamı.

3. Murad’ın annesi Nurbanu Sultan tarafından yaptırılan bu hamam, satılık. Günümüz Yıldız Mimarlarının idolü Mimar Sinan’ın paha biçilemeyen eserinin 2017’de ederi 3 milyon euro olarak belirlenmiş.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s